6 Mart 2015 Cuma

Selam ve Biraz Kelam...

Buraya uğrayan olur mu bilmiyorum ama daha çok kendim için oluşturduğum bir şey aslında. 23 yaşında bir üniversite öğrencisiyim. Küçükken zayıf bir bünyem olduğundan dolayı hayatım hastanelerde geçti diyebilirim. Okumayı okula gitmeden öğrenenlerdendim ki bu isabet olmuştu zira birinci sınıfa gideceğim o kadar ard arda hastalık geçirdim ki okul yüzü görmedim desem yeridir. İlkokul öğretmenim anlayışlıydı neyse ki ve devamsızlık konusunu sınavları geçtiğim sürece ses etmedi. Kitap okumaya da Fahri hocam alıştırmıştı beni aslında. Onun verdiği kitaplar eve ya da soğuk hastaneye kapandığım zamanlarda tek sığınağım oldu yoksa çıldırırdım her halde. Bu kadar mazim olunca kitapların benim için önemi elbette büyük oldu. Bloğun başlığı olan Kan ve küller de zaten bir kitaptan Zaman Çarkı'ndan alınma bir deyim. Robert Jordan'ın kurguladığı evrende insanların hayata, bozuluşa, kötü giden her şeye karşı sövmek lanet etmek için kullandığı ortak söz kan ve küller. Seride başka küfür geçmiyor geçmesine de gerek olmuyor zaten sadece bu iki kelimeyle içlerini dökebiliyorlar. Neyse uzun uzun onu anlatacağım nasılsa. Zaman Çarkı bu konuda zirvedir ama Yüzüklerin Efendisi, Ejderha Mızrağı, Unutulmuş Diyarlar, Ravenloft, Ölüm Kapısı gibi bir çok evreni tattım ki kitaplığımın geniş bölümünü bunlar dolduruyor. Tabii farklı türlere ve klasiklere de yöneliyorum sıkça. Popüler kültür tarzından uzak sayılırım gerçi uğrayanların az olacağını düşünme sebeplerimden biri de bu.




Filmlere gelince şu an hemen herkes online ya da torrentle izliyor filmleri ben de bu kafileye dahilim ancak tabi cd kiralamak için film dükkanlarına az gitmedim zamanında. Hatta cd ile ilk izlediğim film Titanik olmuştu. Ondan önce de bir çok film izlemişliğim olmuştur ama TV'de ne gösterilmişse o. Tabii 90ları düşünürsek çoğu da türk filmiydi. Kara Murat'a az özenmedim zamanında. Şimdi izlesem gülerim ama o zamanlar nasıl büyülerdi beni. Hadi itiraf edin sizi de etkilediği olmuştur. Bu tarz şeyler ta Osmanlı zamanında zaten bu amaçla yazılmaya başlanmıştı. Onlar vatanı kurtarır, düşmana korku salar, kahramanlık yapar onu okuyan, izleyenler ya da dinleyenlerse büyülendiği gibi günün sorunlarını devletin gidişini unuturdu. Bir nevi gazı alınırdı. Çocukluğumda kara muratlar bunu sağlıyordu. Sonra bir Deli Yürek çıktı bugünse Kurtlar Vadisi. Hepsini de izlerim ben gocunmam da bu yüzden. Hem de uyutulduğumu oyalandığımı bile bile izlerim aslında. Varsın biraz oyalanayım hayaller dinleyeyim. Gerçekleri istesem fantastik serilere bu kadar meraklı olur muydum hiç? Neyse efenim tabii ki ömrünü vadiyle geçiren biri de değilim. Yerli ve çoğunlukla yabancı diziler olsun, film olsun ve tabii anime olsun pek çok şey de izlerim. Belki onlardan da bahsederim burada. Animeler özellikle bazen çok anlamlı mesajlar içerebiliyor. Öyle ki çocuk işi la bu diyerekten öylece geçiştiremiyorsunuz. Filmlerde de bazı eski yapımlar öyle.

Ve oyunlar... Oyun kaldıracak bilgisayara sahip olmam anca yirmili yaşları buldu. Playstation, Xbox, nintendo tarzı konsollarımsa hiç olmadı. Amma velakin birkaç oyun oynamışlığım vakidir. Belki arada onlardan da bahsedeceğim tutar. Beni gerçekten etkileyenini bulursam neden olmasın?

Sosyoloji öğrencisiyim bu yüzden incelemelerimde çoğunlukla bu perspektiften bakıyor olacağım. Hatta bazen kendimi uyutmayı beceremeyip bolca dolduğum zamanlarda sosyal meselelerden de bahsedebilirim belki. Bakacağız artık.



Neyse selametle.

21 yorum:

  1. Merhaba, öncelikle hayırlı olsun... siz kendi sevdiklerinizi yazmaya devam edin aynı şeylerden hoşlanan insanlar mutlaka vardır... mesela Puslu Kıtalar Atlası'nı da Rüyanın Öteki Yakası'nı da ben çok sevmiştim... Zaten Le Guin bu türde benim favori yazarımdır...
    Birde bu yazının ilginç yanı çocukken çok hastaydım diye yazmanız ben de tüm çocukluğumu / gençliğimi hasta geçirdim, o yüzden neler yaşadığınızı tahmin edebiliyorum... Umarım şimdi iyisinizdir... Blogunuzu takip edeceğim... kolay gelsin:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle büyük bir hastalığım yoktu aslında. Sadece anne sütünü erken bırakmıştım bünyem fazlasıyla zayıftı.Grip benim için müzminleşmişti. Her yıl iğne vurulur, ateşler içinde türlü garip rüyalarla boğuşur ya da hastaneye yatardım. Siz de öyleyseniz bilirsiniz sokağa pek çıkamıyorsunuz ve oradaki yaşamı kaçırıyorsunuz. Kitaplar olmasaydı ne durumda olurdum kim bilir. Ama şimdi iyiyim evet. Belli yaştan sonra bünye kendini topluyor. Daha hafif atlatıyorum hastalıkları.

      Leguin'in Mülksüzleri okuyorum şimdi bu arada.

      Sil
    2. Geçmiş olsun... Ben Le Guin'den 11 kitap okudum 1 tane de okunmayı bekleyenler arasında var ama bir türlü Mülksüzlere denk gelmedim... bir çok kişi de onu okuyor... bende okuyacağım bir ara... size iyi okumalar...

      Sil
    3. Öneriniz var mı peki?

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. Çok sağolun. Yorumlarınızı beklerim.

      Sil
  3. hoş geldin blog alemine , uzun soluklu olsun inş...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle olmasını umuyorum ben de.

      Sil
  4. Blogunuz hayırlı olsun. Giriş yazınızda ne güzel anlatmışsınız kendinizi. Kitaplara, filmlere ve olaylara sizin gibi bir sosyolog adayının bakışıyla bakmak güzel olacaktır, yorumlarınızı ve yeni yazılarınızı merakla bekliyorum, sevgiler:)

    YanıtlaSil
  5. Uğrayan olmaz mı hiç.Sen yaz bak ben nasıl uğruyorum:)Şaka bir yana hoş geldiniz.Uzun soluklu olur inşallah.Blog açma maceranız benimkine benziyor.Ben de okuduğum kitapları unutmamak için bir günce tarzında açmıştım bloğu:)Zamanla alışkanlık oldu tabi:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla oluyormuş evet. Zaten çoğumuz öyle başlıyoruz sanırım.

      Sil
  6. Ne güzel bir paylaşım olmuş :) İnsan, neyi yapmaktan keyif alıyorsa onu yapmalı. Aramıza hoş geldin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen katılıyorum. Teşekkürler.

      Sil
  7. Açıkcası blogun adını görünce bi şöyle tepeden bakmadım değil sonraa gerçeği ismin nerden geldiğini anlayınca utandım :) tam sosyolojik bir vakayım , sosyoloji demişken bi ara benim de aklımı çelmişti bu bölüm ama gitmedim Türkiye'de malesef değeri bilinmiyor ..
    Ben de torrentçılardanım her cd'ye malesef ki param yetmez eskiden kiralanır bütün arkadaşları çağırılırdı güzel günlerdi evet :) şimdilerde herkesin kendi izleme imkanı olunca birlikte izlemek o kadar mümkün olmuyor
    Neyse neyse uğrarım yine bol yazılı bol umutlu günleree , Hoşgeldiniz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle hoş buldum. Sosyologların fazla konuşması kimsenin işine gelmez çünkü. Sistemin analiz edilmesi onun büyüsünü bozar açıklarını ortaya çıkar. Ama akıllıca davranan her lider yanında danışman olarak bir sosyolog tutar.

      İsim konusunda takılmanız normal. Alışılmamış şeyler seçiyorum. Ama Zaman Çarkı'nı öneririm cidden. Uzunluğuna ve fiyatlarına takılmazsanız okuyun sonra okuduğunuz diğer kitapları beğenmez hale geleceksiniz. Fantastik sevmeyenler bile beğeniyor. O kadar sağlamdır.

      Filmleri birlikte izlemeye gelince skype açıp izlemek gibi ilginç yöntemler de geliştirmişliğim vardır o konuda. :D

      Sil
  8. Blogunuzun adı bana ilk önce bir kitabı çağrıştırdı. Acaba hangi kitap ve bulabilirsem okuyacağım kesinlikle demiştim. :) Ama Zaman Çarkı serisinden bir sözmüş. Çok uzun zamandır okumak istediğim ama nedense hep ertelediğim bir seri. Belki sizin paylaşımlarınız beni harekete geçirir ve bu sene içinde okumaya başlarım.

    Uzun soluklu olmanız dileğiyle... Paylaşımlarınızı merakla bekliyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok sağlam bir seridir Zaman Çarkı. Bana çok şey kattı. Herkese önerebilirim. Uzunluğundan fazla çekinmeyin. Ara sıra durgunlaşsa da o kadar sık aksiyon arayan biri değilseniz baya güzel ilerleyen bir kitap. Bana göre GoT ve türevlerinden çok çok daha iyi. Hatta Tolkien'in başlattığı fantastik edbiyatı zirveye oturtan seri olarak söylenir.

      Sil
  9. hmm blogda çok yeniymişsiniz zaten
    çok bir yazınızı kaçırmamışım demek
    geç de olsa hoşgeldiniz:)
    giriş yazınız ve kendinizi açıklamanız çok hoş olmuş
    sahi hayata tutunmak için mkkemmeldir dimi kitaplar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle. En güzel uğraş kitap okumak. Binlerce yaşam, farklı dünyalar, binlerce tecrübe... Beni kitap okumaya alıştıran hocama ne kadar minnettar olsam az.

      Yazılarıma yorumlarınızı bekliyorum. Teşekkürler.

      Sil
    2. kendi bloguma ugradıkça blogunu da ziyaret edecegimden emin olabilirsin:)

      Sil